Biyoendüstri

Tarım kaynaklarını inovatif çözümlerle işleyerek katma değer yaratıyoruz. Kimya ve biyoteknoloji alanlarındaki projelerimizle, sürdürülebilir ve verimli üretim modelleri geliştirmeyi hedefliyoruz.

Bitki Bazlı Protein

Bitki bazlı proteinler, hayvansal proteinlere göre daha düşük sera gazı emisyonu üretmesi ve besin değerleriyle dikkat çekiyor. Baklagiller, tahıllar ve tohumlar gibi bitkisel kaynaklardan elde edilen bu protein türleri, son yıllarda sağlık faydaları ve çevresel sürdürülebilirlik açısından öne çıkıyor.

Tarım ürünleri sistemlerinde adil, ölçeklenebilir ve doğayla uyumlu bir dönüşüm için bitki bazlı protein üretimini stratejik bir öncelik olarak konumlandırıyoruz. Alternatif protein kaynakları arasında en yüksek ölçeklenebilirliğe ve tüketici kabulüne sahip olan bitkisel proteinler, çevresel etkiyi azaltan ve kaynak verimliliğini artıran sürdürülebilir bir çözüm sunuyor.

Türkiye ve Kazakistan’daki üretim altyapımızda yürüttüğümüz buğday proteini gibi projelerle küresel tarım ürünleri zincirine daha düşük karbon ayak izine sahip alternatifler sunuyoruz.Tarım ürünü inovasyonuna dayalı bu dönüşümle, yalnızca geleceğin protein ihtiyacına yanıt vermiyor; aynı zamanda iklim değişikliğiyle mücadeleye, biyolojik çeşitliliğin korunmasına ve gıda güvenliğine somut katkılar sağlıyoruz.

Derin İşleme

Tiryaki Agro’da tarımsal hammaddeleri yalnızca işlemekle kalmıyor; onları katma değerli ürünlere dönüştürerek hem gıda hem de endüstriyel ekosistemlere yenilikçi çözümler sunuyoruz. Doğayla uyumlu, yenilikçi ve sorumlu üretim yaklaşımımız doğrultusunda derin işleme faaliyetlerini yalnızca bir üretim süreci olarak değil, gıda ve biyoendüstrinin dönüşümünü yönlendiren stratejik bir değer zinciri olarak görüyoruz.

Derin işleme teknolojilerimiz sayesinde mısır başta olmak üzere çeşitli tarımsal ürünlerden nişasta, glikoz, fruktoz ve gluten gibi temel bileşenleri elde ederken, sıfır atık prensibiyle üretim verimliliğine odaklanıyoruz.

2030 Vizyonumuz doğrultusunda; Ar-Ge odaklı ürün geliştirme, yeni ülke ve pazarlara açılım ile tedarik zinciri entegrasyonuna odaklanan bir biyoendüstri yaklaşımıyla derin işleme faaliyetlerimizi güçlendiriyoruz. Hammaddeleri birden fazla ürüne dönüştüren, yan akışları yem veya endüstriyel kullanımlara yönlendiren döngüsel bir üretim modeli benimseyerek kaynak verimliliğini en üst düzeye çıkarıyor ve çevresel etkiyi azaltıyoruz.

Derin işleme yatırımlarımız, gıda endüstrisinde verimliliği artırırken, geleceğin sürdürülebilir üretim sistemleri için de sağlam bir temel oluşturmaktadır.

Etanol

Biyoendüstri iş kolumuzdaki büyüme stratejimizin bir parçası olarak tarım temelli etanol üretimi üzerine çalışmalar yürütüyoruz.

Bu alandaki hedefimiz, gıda dışı tarımsal ürünleri ve yan akımları değerlendirerek yenilenebilir enerji kaynakları üretmek, böylece hem kaynak verimliliğini artırmak hem de düşük karbonlu bir ekonomiye katkı sağlamaktır.

Etanol, sürdürülebilir enerji dönüşümünün önemli bileşenlerinden biridir. Biz de bu doğrultuda, bitkisel kökenli ham maddelerin etkin kullanımıyla enerji üretim zincirine entegre olmayı planlıyoruz.

Gelecekte, tarım ve enerji arasındaki bu köprüyü güçlendirerek değer katan döngüsel bir tedarik modeli oluşturmayı hedefliyoruz.