Sürdürülebilirlik, çağımızın en önemli konularından biri olarak hayatımızda geniş yer buluyor. Farklı sektörlerde ve bağlamlarda sıkça karşımıza çıkan bu kavramın yaygın kullanımı içinde, zaman zaman derinliğinin ve gerçek anlamının daha iyi anlaşılması önem taşıyor. Ve bu kavramın en saf, en temel hali, insanoğlunun varoluşundan beri sürdürdüğü tarım faaliyetinde gizlidir.
Tarım ve gıda üretimi, doğası gereği döngüsel ve sürdürülebilirdir. Toprağın canlanması, tohumun filizlenmesi, bitkinin büyümesi ve hasat edilmesi... Bu süreçlerin her adımı, doğal bir sürdürülebilirlik döngüsünün parçasıdır. Ancak, hızla artan dünya nüfusu ve iklim değişikliğinin getirdiği zorluklar, bu doğal döngüyü korurken birincil önceliğimiz olan gıda güvenliğini sağlama zorunluluğunu da beraberinde getiriyor. Daha az alanda, değişen koşullara rağmen daha fazla ve daha kaliteli ürün elde etmek kritik önem taşıyor. Dünya genelinde kişi başına düşen ekilebilir alanın endişe verici boyutta azaldığı bir çağda, mevcut topraklarımızdan en yüksek verimi almak kaçınılmazdır.
Bu çerçevede, sürdürülebilir ve aynı zamanda verimli bir tarımın başlangıç noktası net bir şekilde ortaya çıkıyor: Sertifikalı Tohum.
Tarlada bereket, bilimsel yöntemlerle geliştirilmiş, saflığı ve kalitesi onaylanmış sertifikalı tohumla başlar. Sertifikalı tohum, sadece yüksek verim potansiyeli sunmakla kalmaz. Tohum kaynaklı hastalıklara karşı ilaçlı olduğu için vejetasyonda oluşacak potansiyel hastalıklara karşı dayanıklıdır. Sertifikalı tohumluk; sağladığı fiziksel ve genetik safiyetle, yabancı maddelerden ve bitki türlerinden arındırılmış saf bir materyali garanti eder, bu da toprağın ve su kaynaklarının korunmasına yardımcı olur. Bu yönüyle sertifikalı tohum hem çiftçiye kazanç hem de doğaya nefes olur.
Türkiye’nin Tohumdaki Gücü Gıda Güvenliğinin Teminatı
Türkiye, son 25 yılda tohumculukta büyük ilerleme kaydederek dışa bağımlılığını önemli ölçüde sonlandırdı ve bugün yüzde 90’ın üzerinde kendine yeterlilik seviyesine ulaştı. Türkiye’de sertifikalı tohum üretimi de giderek artıyor. Bu başarıda, yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından titizlikle kontrol edilerek fiziksel, genetik ve biyolojik değerleri belirlenmiş, çeşit saflığı sağlanmış sertifikalı tohum üretimindeki artışın rolü büyük. 2024 yılında 1,3 milyon tona yakın sertifikalı tohum üreten ve bunun önemli bir kısmını 100’ün üzerinde ülkeye ihraç eden Türkiye, hem tarım ekonomisi hem de stratejik gıda güvenliği alanında küresel bir güç haline geldi.
Kaliteli Tohum, Sürdürülebilir Tarımsal Başarının Anahtarı
Özel sektörün sertifikasyon yetkisine sahip Tiryaki Agro şirketlerinden Yıldız Bitkisel Ürünler, ülke tarımına değer katıyor. Sunduğu 7 buğday ve 3 arpa çeşidiyle çiftçilere sadece kaliteli ve yüksek verimli seçenekler sunmakla kalmıyor, aynı zamanda sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaşmasına öncülük ediyor. Bu tohumlar, değişen iklim koşullarına uyum sağlayabilme ve hastalıklara karşı dirençli olma özellikleriyle, çiftçilerin daha az girdiyle daha fazla ürün almasını mümkün kılarak kaynakların daha etkin kullanılmasına olanak tanıyor.
Tiryaki Agro Başkan Yardımcısı Tekin Mengüç, sürdürülebilir tarımın temelinde doğal kaynakları koruma ve çiftçilerin ihtiyaçlarına yenilikçi çözümler sunmanın yattığını vurguluyor: “Kaliteli tohuma erişim ve uygun maliyetle çiftçilerimizin verimliliğini artırıyoruz. Sertifikalı tohum üretim ve geliştirme süreçlerimize büyük bir hassasiyetle yaklaşıyoruz. Çiftçilere, makul maliyette kaliteli tohum ve yeme erişmelerine yardımcı olarak hem kendi refahlarını artırmalarına hem de ülkemizin gıda güvenliğine katkı sağlamalarına destek oluyoruz.”
“Ar-Ge ve Çiftçi Rehberliğiyle Geleceğin Tarımını İnşa Ediyoruz”
Yıldız Bitkisel Ürünler, Ar-Ge çalışmalarında önemli adımlar atarak tarımda fark yaratıyor. Şirketin bünyesindeki Ar-Ge ekibi, yeni tahıl, bakliyat ve yağlı tohum çeşitleri geliştirmek için yoğun şekilde çalışıyor. Portföyde bulunan 7 buğday ve 3 arpa çeşidi hem tarımsal çeşitliliği artırıyor hem de farklı iklim ve toprak koşullarına uyum sağlayarak çiftçilere geniş bir seçenek sunuyor. Bu çeşitler, yüksek verim potansiyeli, hastalıklara karşı dayanıklılık ve kalite açısından üreticilerin beklentilerini karşılıyor.
Geleneksel ıslah süreçleri 12 yıl sürerken Yıldız Bitkisel Ürünler, hızlı ıslah ve hızlı vernelizasyon teknikleri gibi yenilikçi yöntemlerle bu süreyi 2 yıla indirmeyi hedefliyor. Üniversitelerle iş birliği içinde yürütülen projeler sayesinde, kuraklığa dayanıklı ve yüksek kaliteli buğday çeşitleri geliştiriliyor. Aynı zamanda, herbisitlere dayanıklı mercimek çeşitleri üzerine yürütülen çalışmalar, çiftçilere maliyet avantajı sağlayan çözümler sunuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, özellikle bakliyat üretiminin önemli olduğu bölgelerde çiftçilerin karşılaştığı en büyük sorunlardan biri olan yabancı otlarla mücadelede büyük kolaylık sağlıyor.
Çiftçilere her alanda rehberlik
Şirket, tohum tedarikinin ötesine geçerek çiftçilere kapsamlı teknik rehberlik sunuyor. Doğru ekim tekniklerinden dengeli gübrelemeye, çevre dostu haşere kontrolünden hasat yöntemlerine kadar her adımda çiftçinin yanında yer alarak, sertifikalı tohumun sağladığı verimlilik artışını (sahadan gelen verilere göre yüzde 20’ye varan artışlar) daha üst noktalara taşımayı hedefliyor.
Tekin Mengüç’ün de belirttiği gibi: “Tohum gıdanın başladığı noktadır. Amacımız, sertifikalı tohum kullanımı konusunda farkındalığı artırmak ve sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırarak Anadolu’nun bereketini artırmaktır. Böylece hem çiftçimizin yüzü daha fazla gülecek hem de ülkemizin refahı ve gıda güvenliği daha da güçlenecektir.”
Gerçek sürdürülebilirlik, toprağa saygı duyan, verimliliği artıran ve gıda güvenliğini teminat altına alan uygulamalarla mümkündür. Bu yolculukta sertifikalı tohum, atılacak en sağlam adımdır.
Ekonomi (NBE-Sürdürülebilirlik) - Temmuz 2025



