Tiryaki Agro

Yeni Dünyanın Gıda Rotası: Entegre Değer...

Yeni Dünyanın Gıda Rotası: Entegre Değer Platformları Çağı

Bugün, tarım ve gıdanın geleceğini şekillendiren dinamikler artık çok daha karmaşık ve çok daha hızlı değişiyor. Küresel gıda krizleri, iklim değişikliği, nüfus artışı ve kaynak baskısı, hepimizi aynı soruya yönlendiriyor: Gıdayı nasıl daha sürdürülebilir, erişilebilir ve katma değerli hale getirebiliriz?

Tarım ürünleri tedarik zincirinin global oyuncularından olan Tiryaki Agro, bu soruya sadece yanıt aramakla kalmıyor, dünyanın her yerinde beslenme çözümleri sağlamak ve doğayla uyumlu bir gıda geleceği kurmak için çalışıyor.

Tarım, gıda, hayvan beslenmesi, biyoendüstri, enerji ve lojistik iş kollarında faaliyet gösteren şirket, 830 bin dönümlük arazide tarım yapıyor ve Muş’taki 60 bin dönümlük alanla Türkiye’nin en büyük özel çiftçisi konumunda bulunuyor. Ayrıca 45 ülkeden tedarik ettiği ürünleri 50 ülkeye ulaştırıyor ve yıllık hacmi 5 milyon tonu buluyor; bu da 25 milyon insanın bir yıllık tahıl ihtiyacına eşdeğer.

1965 yılında Gaziantep’te küçük bir çiftlik ve bir değirmenle başlayıp uluslararası bir değer zincirine dönüşen başarı hikâyesinde bugün yeni bir evre söz konusu: Şirket, sürdürülebilir havacılık yakıtı ve rejeneratif tarıma yönelik önemli adımlar atarken, stratejik odak noktasına ise derin işlemeyi alıyor.

Küresel trendler ve yeni gerçeklik

Dünyada gıda artık yalnızca üretim meselesi değil; küresel nüfus, iklim ve dijital dönüşümle şekillenen karmaşık bir sistem halinde. 2050’de dünya nüfusunun 10 milyara yaklaşması, gıda talebinin de en az yüzde 60 artması bekleniyor. Bir diğer belirleyici etken ise Z Kuşağı. Dünya nüfusunun yüzde 30’unu oluşturan Z kuşağının, 2030 itibarıyla küresel satın alma kararlarının yaklaşık yüzde 40’ını yönlendirmesi öngörülüyor. Yani küresel ekonominin ana karar vericileri olmalarına sadece 5 yıl kaldı.

Bugün, modern tüketici, esnek ve hızlı gıda çözümlerinin yanı sıra doğayla uyumlu, izlenebilir ve yüksek katma değerli ürünler talep ediyor. Bu değişim Batı’nın yanı sıra yükselen pazarlarda da büyük bir ivme yaratıyor. 2030’a kadar Asya ve Afrika’da gelir seviyesi artan 3,5 milyar insan, daha nitelikli, izlenebilir ve doğayla uyumlu gıda talep edecek. Kerry verilerine göre, Asya-Pasifik bölgesinde bitkisel protein pazarı yıllık %12 büyüyor. Bu, Türkiye gibi üretim gücü ve lojistik avantajı yüksek ülkeler için bir fırsat penceresi. Afrika, Asya ve Latin Amerika artık yalnızca hammadde sağlayıcısı değil; geleceğin tüketim merkezleri, inovasyon alanları ve büyüme coğrafyaları haline geliyor.

“Future Consumer Trends 2023” raporu, modern tüketici trendlerini dört ana başlıkta özetliyor: Akışkan hayatlar, doğala mecbur insanlık, 7/24 zinde yaşam, yükselen deneyim ekonomisi. Bu trendlerin tümü bize aynı şeyi söylüyor; gıda artık yalnızca bir üretim meselesi değil, bir yaşam felsefesi. Tiryaki Agro ise, rejeneratif tarım, bitkisel proteinler ve gıda inovasyonu çalışmalarıyla bu değişimin öncüsü konumunda bulunuyor.

Bu niteliksel ve niceliksel kaymalar ise tarım ve gıda zincirlerinde merkezlerin yer değiştirmesine ve kaynakların yeniden konumlanmasına yol açıyor. Tam bu noktada Tiryaki Agro, entegre değer zinciri yaklaşımıyla stratejik fırsat pencerelerini değerlendiriyor. Pratik ve doğal ürünlere olan talep eğilimi, Tiryaki Agro’nun rejeneratif tarım ve döngüsel ekonomi yaklaşımıyla birebir örtüşüyor. Şirket, beklentilere de Ar-Ge yatırımlarıyla özellikle bitkisel bazlı proteinler, nişasta bazlı bileşenler ve gıda inovasyonlarına odaklanarak yanıt veriyor.

Yeni nesil gıda ekosistemi

Tiryaki Agro, Türkiye’den ABD’ye, Orta Doğu’dan Afrika’ya, Latin Amerika’dan Orta Asya’ya uzanan global ağında, veri odaklı ve yapay zekâ destekli tedarik zincirleri kuruyor. Talep öngörüsü, verim optimizasyonu ve iklim risk analizi sayesinde kaynaklar verimli ve sürdürülebilir bir şekilde yönetiliyor. Her yatırım, bölgesel kalkınmayı destekleyen bir etki alanına dönüşüyor.

Ar-Ge ve inovasyon stratejisini biyoekonomi, yeşil dönüşüm, bitki bazlı proteinler ve derin işleme teknolojileri üzerine kuran Tiryaki Agro, küresel gıda trendlerine yanıt verirken, biyoekonomi ve yeşil dönüşüm yolculuğunu da desteklediği Türkiye’nin katma değerli gıda üssü olma vizyonunu güçlendiriyor. Sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) faaliyetiyle döngüsel ekonomiye katkı sağlıyor. Hayvan beslenmesinde fermantasyon temelli çözümler, yemlerin besleyiciliğini artırarak verimliliği destekliyor. Tarımdan enerjiye, üretimden lojistiğe kadar her alanda entegre ve veri odaklı yaklaşım, Tiryaki Agro’nun küresel gıda ekosistemindeki güçlü yerini destekliyor.

“Dünyayı Besleyen Dönüşümün Aktörüyüz”

Tiryaki Agro COO Bahadır Açık, Yeni dünya, risk almaktan korkmayanların dünyası. Bizim işimiz sadece tarım ürünleri ticareti değil; insanlığın geleceğini besleyen gıda çözümleri. Tarım, gıda, enerji, çevre ve ticaret artık ayrı sektörler değil; birbiriyle etkileşim içinde, ortak bir ekosistemin birbirini besleyen halkaları. Tiryaki Agro olarak bu ekosistemi ‘entegre değer zinciri’ kavramı etrafında yeniden tanımlıyoruz. Ticaretle başlayan yolculuğumuz bugün; üretim, kaynaklama, işleme, depolama, lojistik, finans ve sürdürülebilirlik başlıklarını kapsayan bütünsel bir yapıya dönüştü. Bu yapı, dünyayı besleyen bir dönüşümün aktörü olmak anlamına geliyor.

Yeni dünyada farklı dinamiklere sahip pazarlarda yatırım yapmak, yalnızca ekonomik fırsat görmek değil aynı zamanda yerel değer yaratmak anlamına geliyor. Türkiye başta olmak üzere birçok ülkede kurduğumuz entegre tesisler; her ülkenin kendi üretim potansiyelini güçlendiren, kalıcı sürdürülebilir çözümler oluşturuyor. Gıda zincirinin her halkasında bilgi, teknoloji ve insana yatırım yapıyoruz. Çünkü yeni dünyada başarı, yalnızca kaynaklara erişmekle değil, kaynakları birlikte yönetmekle mümkün olacak.

Tiryaki Agro Global Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Direktörü Arzu Örsel, Sürdürülebilirlik artık bir seçenek değil, zorunluluk. Ancak bu kavramı, yalnızca çevresel ayak izimizi azaltmanın ötesinde, sistemik bir dönüşümün parçası olarak ele almalıyız. Tiryaki Agro olarak, ‘sürdürülebilirlik’ kelimesinin içinin boşaltılmasına izin vermiyor; onu, topraktan tüketiciye uzanan entegre bir değer platformuna dönüştürüyoruz. Çünkü tarım sadece toprağı işlemek değil, geleceği şekillendirmektir. Gıda ise yalnızca bir ihtiyaç değil, insanlığa ve gezegene karşı bir sorumluluktur. Biz, toprağın bereketiyle teknolojinin aklını birleştiren bir gelecek vizyonunu, yani Türkiye’nin tarım ve gıdada nasıl bir katma değer üssüne dönüşebileceğini konuşmak için çabalıyoruz. Rejeneratif tarımdan bitkisel proteinlere, sürdürülebilir yakıtlardan döngüsel ekonomi modellerine kadar uzanan bu yolculuk, gıdanın geleceğini yeniden tanımlıyor. Amacımız, doğayla uyum içinde, insanlığın beslenme ihtiyacını karşılarken aynı zamanda gezegene değer katmak. Çünkü gerçek sürdürülebilirlik, ancak bütüncül bir yaklaşım ve somut eylemlerle mümkün.

MediaCat – Kasım 2025